Alım Gücü Nedir? Nasıl Hesaplanır?

alım gücü nedir

Alım gücü ya da diğer adıyla satın alma gücü; iki farklı para biriminin arasında oluşturulmuş değer olarak tanımlanabilir. Satın alma gücünü etkileyen ana faktör enflasyondur. Enflasyon ise bir ülkede üretilen ürün ve hizmetlerin yıllara içinde gerçekleşen fiyatlarında ki artış olarak tanımlanmaktadır. Enflasyon ve satın alma gücü bir birileri ile ters orantılıdır. Satın alma gücünün artması veya azalması enflasyon oranının artmasına veya azalmasını bağlıdır.  Burada belirleyici olan enflasyon türü TÜFE olarak bilinen tüketici fiyat endeksidir.

Alım gücünün düşmesi iktisadi bir değer kapsamındadır ve teknik analizler ile incelenmesi gereken bir olgu olarak ele alınmaktadır. Satın alma gücü her ne kadar bireysel bir mekanizma gibi görünse de makro iktisadın en temel konuları olan gayri safi milli hasılanın bir mekaniği olarak incelenmelidir. GSMH ise ülke içerisinde üretilen ürünlerden elde edilen gelirlerin kişi başına düşen miktarı hesaplanarak alım gücü değerine ulaşılmış olmaktadır.

Alım Gücü Nasıl Hesaplanır?

Satın alma gücü paritesi iki ülke para birimlerinin alabileceği ürünlerin oranlanması şeklinde gerçekleşmektedir. Birinci ülkede ki ürün sepetinin, ikinci ülkede ki ürün sepetine oranlanması sonucunda satın alma gücü değerine ulaşılmış olunmaktadır. Fakat burada diğer şartlar sabit tutulduğu için, uygulama sırasında hatalar verebilmektedir. O yüzden dar anlamda satın alma gücünü incelemek daha sağlıklı olacaktır.

TÜFE sonucu piyasada yeni bir denge noktası oluşmaktadır. Burada oluşan denge noktası ordinat ekseni içerisinde ki konumu satın alma gücünü verecektir. Yurt dışında üretilen bir ürünün ülke içinde ki kendi para birimi üzerinden olan fiyatı ve ithalat sonrasında gerçekleşen yerel piyasalarda ki fiyatı satın alma gücü açısından oldukça önemlidir. Burada yukarıda verilen denklemden hareketle eğer oran sonucu bire eşit çıkarsa iki ülke para birimi eşit ve alım gücünün de eşit olduğu anlamı çıkmaktadır. Birden büyük çıkarsa birinci ülke biriminin alım gücünün daha yüksek olduğu ya da tam tersi durumunda ise ikinci ülke para biriminin değerli olduğu ortaya çıkacaktır. Fakat oldukça karmaşık ve piyasa içinde oldukça veri gerektiren bir işlem olduğunda enflasyon oranı halk arasında satın alma gücü olarak kabul edilmiştir.

TÜFE ve Alım Gücü İlişkisi

TÜFE nihai tüketiciye ulaşan ürünün o anda ki fiyatı ile ilgili bir durumdur. Tüketicinin o ürünü talep etmesi ise alım gücü ile desteklenmesi sonucunda gerçekleşecektir. Temelde tüketicilerin o anda ki nakitleri ile alabilecekleri ürün sepeti ve aynı ürünleri bir sonraki gün alacakları varsayılarak satın alma gücüne ulaşılmaya çalışılmaktadır. Ürün sepetlerinde ki fiyat artışı gerçekleşmiyor ve tüketici aynı sepeti alabiliyorsa alım gücünü korumuş veya enflasyondan etkilenmemiş olarak tanımlanmaktadır.

Tüketiciler açısından satın alma gücü ekonomik hayatın devam edebilmesi için gereklidir. Bu sebeple enflasyon makro ölçekte incelenmiş ve hem Merkez Bankası politikaları hem de maliye politikaları bu çerçevede izlenmeye devam etmiştir. Alım gücü korunması için TÜFE ile mücadele ön şart olarak koşulmuştur.

Kaynakça:

Alım Gücü Paritesi Amprik Bir Analiz – Sadık Çukur

Küreselleşme ve Bilgi Toplumu Bağlamında Türkiye Ekonomisi ve Yapısal Dönüşüm – Muhittin Adıgüzel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir