İçeriğe geç

Enflasyon Nedir ve Çeşitleri Nelerdir?

enflasyon

Enflasyon ve alım gücü kavramları birbirleriyle sıkı bir ilişki içindedir. Bu makale, enflasyonun ne olduğu, çeşitleri ve etkileri hakkında ayrıntılı bir inceleme sunmaktadır. Aynı zamanda, enflasyonun tüketiciler, üreticiler ve genel olarak toplum üzerindeki etkilerini ele almaktadır.

Enflasyon

Enflasyon, ürün ve hizmet fiyatlar genel seviyesinde yaşanan sürekli artış olarak tanımlanmaktadır. Ayrıca, sadece bir veya birkaç ürün ve hizmetin fiyat değişikliğini kapsamaz. Ortalama bir tüketicinin yıl içinde kullandığı tüm ürün ve hizmetlerde meydana gelen fiyat değişikliğini kapsamaktadır. Diğer bir ifadeyle, bir ülkede bazı ürünlerin fiyatlarının düştüğü, bazı ürünlerin ise fiyatlarının yükseldiği görülmektedir. Bu nedenle ürünleri bütüncül şekilde ele almak gerekmektedir. Yine fiyat yükselişinin enflasyon olarak tanımlanabilmesi için sürekli yukarı yönlü bir hareket olması gerekmektedir. Veya belli bir fiyat düzeyine yükselen ürünün, çıktığı fiyat seviyesinde uzun süre kalması gerekmektedir. Özetle; anlık olarak gerçekleşen aşağı ve yukarı yönlü dalgalanmalar enflasyon olarak tanımlanmamaktadır.

Enflasyonun doğal bir sonucu olarak mal ve hizmetlerde olduğu gibi ücretlerde de artışlar yaşanmaktadır. Ürün ve hizmetlerdeki fiyat artışı ücret ve maaşlardan yüksek olduğunda tüketicilerin satın alma gücü düşmektedir. Yani enflasyon, tüketicilerin ellerindeki para ile geçmişe göre daha az ürün ve hizmet satın alabilmesine neden olmaktadır. Mal ve hizmet sepeti, enflasyonun hesaplanabilmesi için belirli bir dönem boyunca fiyatları takip edilen mal ve hizmet kalemlerinin toplamına verilen isimdir. Bu ürün ve hizmetlerin kullanım zorunluluğuna göre sepetteki ağırlıkları da değişmektedir. Yani ekmek, su gibi zorunlu malların fiyatlarındaki artış enflasyon oranını lüks tüketim mallarından daha çok etkilemektedir. Bununla beraber, enflasyon çeşitleri de detaylı olarak incelenmesi gerekmektedir.

Enflasyon Çeşitleri

Ekonomide enflasyonun oluşma nedenleri dört kategoride incelenmektedir. Bunlar;

  • Talep
  • Maliyet
  • Para Arzı
  • Enflasyon Beklentisi

Talep Enflasyonu

Talep Enflasyonu genellikle, ekonomi toparlanma sürecine girdiğinde ve işsizlik oranında azalma olduğu durumlarda var olmaktadır. Büyümekte olan ve işgücü ihtiyacı yükselen ülkelerde geleceğe yönelik beklentiler de olumlu olmaktadır. Dolayısıyla bu durumda olan ülkelerdeki tüketiciler daha çok harcama yapma yoluna gitmektedir. Talebin bu yükselişine yönelik arzlarda yükselme eğilimindedir. Arzın talebi karşılayamadığı bu durumlarda ürünlerin fiyatları yükselme eğilimine girmektedir. Diğer bir ifade ile “az olan değerlidir”. Gerçekleşen bu durum talep enflasyonu olarak tanımlanır.

İstanbul’da daire fiyatlarının hızla yükselmesi ve insanların ev satın alamaz duruma gelmesi talep enflasyonuna örnek olarak gösterilebilmektedir. Daha doğrusu İstanbul’da ev fiyatları diğer ürün ve hizmetlere oranla çok daha hızlı yükselmektedir. Oransal olarak daire fiyatlarının çok daha hızlı yükselmesi talep enflasyonuna örnek olarak gösterilebilmektedir. Zira, TL’nin değer kaybetmesi beraberinde dairelere olan talebi yükseltmektedir. Bu süreçte yabancılara konut satışı hızlanmakta, neticede konut fiyatları da yükselmektedir.

Maliyet Enflasyonu

Maliyet enflasyonu, bir ekonomide gıda ve petrol gibi emtia fiyatlarının yükselmesi ile gerçekleşebilmektedir.. Yine, doğal afetler gibi nedenlerle gerçekleşmesi söz konusudur. Üretim maliyetlerinde artış yaşanması sonucunda toplam arzda da azalmalar meydana gelmektedir. Sonuç olarak, fiyatlar genel seviyesinin yükselmektedir. Ayrıca, devlet tarafından yapılan düzenlemeler de maliyet enflasyonuna neden olabilmektedir. Maliyet enflasyonu kendi içinde ücret ve kâr enflasyonu olarak ikiye ayrılmaktadır.

Ücret enflasyonu, ücretlerde meydana gelen artışa rağmen verimliliğin buna paralel bir şekilde artmaması nedeniyle üretim maliyetlerinin yükselmesidir.
Kâr enflasyonu ise, firmaların elde ettikleri kârları artırmak istemeleri neticesinde fiyatlarda yaşanan artıştır.

Para Arzı

Para arzı, bir ekonomide belirli bir dönemde dolaşımda bulunan toplam para miktarıdır. Uzun dönemde enflasyon oranı para tabanı tarafından belirlenmektedir. Dolayısıyla, ekonomideki para miktarı fiyatlar genel seviyesini; para arzı fazlası ise enflasyonu şekillendirmektedir. Para arzının yükseldiği durumlarda, yatırım ve tüketim harcamaları da yükselmektedir. Sonuç olarak, fiyatlar üzerinde yukarı yönlü bir baskının oluşmasına yol açmaktadır. Daha basit bir ifade ile; piyasada dolaşan para miktarının artması enflasyonun da yükselmesine sebep olur.

Para arzının yükseldiği durumlarda; faiz oranları düşer, yatırım ve tüketim harcamaları artar, fiyatlar genel seviyesi yükselir.

Enflasyon Beklentisi

Araştırmalarda enflasyon beklentileri ekonomik kötüleşmede kilit rol oynayan unsurlardan bir tanesidir. Tüketicilerin ve üreticilerin ileride fiyatların yükselmeye devam edeceğini beklemeleri durumunda, bu beklentiler geleceğe yönelik ücret talepleri aracılığıyla mal ve hizmet fiyatlarına artış olarak yansımaktadır. Maaş zammı, kira artırımı ve ticari alım-satım sözleşmelerine konu olan ileriye dönük fiyat belirleme gibi talepler örnek gösterilebilmektedir. Bu beklenti ve talepler gelecekteki enflasyonu belirleyebilmektedir.

Daha basit bir şekilde açıklamak gerekirse; enflasyonun yükseleceğini düşünen üretici fiyatları yükseltir, fiyatlar yükseldiği için enflasyon yükselmiş olur. Fiyatlar yükseldiği için üretici ve tüketicilerde enflasyon beklentisi yine oluşur.

Enflasyonun Etkileri

Enflasyon çeşitleri incelenirken üretici, tüketici ve toplumsal açıdan etkileri incelemek de önemlidir. Etkileri hem üreticiler hem de tüketiciler açısından incelemelidir. Aynı zamanda genel çerçevede, yani toplumsal etki açısından incelenmelidir.

Enflasyon Çeşitlerinin Tüketicilere Etkisi

Tüketicilere olan etkileri şu şekilde incelenmektedir:

  • Tüketicilerin ve yatırımcıların karar alma aşamasında görülmektedir.
  • Yüksek enflasyon, belirsizlik yaratarak alınacak kararları etkilemektedir.
  • Bireyleri tüketim ve yatırım konularında kararsızlığa itmektedir.
  • Fiyatlarda yaşanan sürekli ve değişken artış, tüketicilerin farklı mal ve hizmetleri birbiriyle kıyaslamasını ve dolayısıyla alacağı ürünü seçmesini zorlaştırmaktadır.
  • Neticede tüketicilerin tüketimlerini sınırlamasına sebep olabilmektedir.

Enflasyon Çeşitlerinin Üreticilere Etkisi

Üreticilere etkileri şu şekilde incelenebilmektedir:

  • Kar oranlarını ön göremeyen firmalar yatırım konusunda çekimser kalabilmektedir.
  • Yatırımlar genellikle orta ve uzun vadeli olarak yapılmaktadır.
  • Yatırımlardan elde edilecek kârların kısa sürede elde edilemeyeceği düşünülür.
  • Firmaların söz konusu yatırımların başarılı olup olamayacağı konusunda hesap yapmaları zorlaşmaktadır.
  • Örneğin, makine alımı yaparak işini büyütmek isteyen firma, alım sürecine başladıktan sonra makine fiyatlarının artacağı düşünebilmekte, dolayısıyla bu yatırımdan vazgeçebilmektedir.

Enflasyon Çeşitlerinin Toplumsal Etkileri

Toplumsal etkileri şu şekilde incelenmektedir:

  • Gelir dağılımını olumsuz etkiler
  • Ekonomik büyümeyi olumsuz etkiler
  • Ekonomik dalgalanmalara neden olur
  • İşgücü piyasasını olumsuz etkiler
  • Uluslararası rekabet gücünü azaltır

Enflasyon Çeşitleri ile Bağlantılı Kullanılan Kavramlar

Enflasyonla doğrudan veya dolaylı olarak bağlantılı kullanılan bazı kavramlar bulunmaktadır. Bu kavramlar birbirleri ile zaman zaman karıştırılmaktadır:

  • Deflasyon: Fiyatlar genel seviyesinde yaşanan sürekli düşüştür. Yani enflasyonun  tersidir.
  • Dezenflasyon: Fiyat artış hızının azalması anlamına gelmektedir. Diğer bir ifadeyle; yüksek enflasyondan düşük enflasyona geçiş sırasında yaşanan düşen enflasyon sürecini ifade etmektedir.
  • Hiperenflasyon: Olağandışı yüksek enflasyon olarak tanımlanır. Uç durumlarda, ülkenin parasal sisteminin çöküşüne neden olabilmektedir. Örneğin 1923 yılında fiyatların bir ayda yüzde 2.500 oranında arttığı Almanya’da hiperenflasyonun en acı tablosu görülmüştür.
  • Stagflasyon: Bir ekonomide enflasyon ve işsizliğin bir arada yaşanması durumunu ifade eder. Bu durum, 1970’li yıllarda petrol fiyatlarında yaşanan artış ile birlikte ekonomik koşulların kötüleştiği endüstrileşmiş ülkelerde gözlenmiştir.
  • Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE): Tüketicilerin satın aldıkları mal ve hizmetlerin fiyatlarında yaşanan değişimi ölçen endekstir.
  • Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE): Ekonomide üretim sürecinde girdi olarak kullanılan maddelerin fiyatlarındaki değişimleri toptancı aşamasında ölçen endekstir.
  • Buna göre ÜFE, tarım, balıkçılık, madencilik, imalat sanayi ve enerji sektöründeki (elektrik, gaz, su) ürünlerin fiyatlarındaki değişimleri ölçmektedir.
  • Çekirdek Enflasyon: Uzun dönem fiyat hareketlerini yansıtan ve geçici nitelikteki göreli fiyat şoklarını dışlayan enflasyon oranıdır. Bunun amacı, fiyatlar genel seviyesindeki değişimi sürekli kılan unsurları tespit etmek ve buna uygun politikaları belirlemektir.

Kaynakça:

Prof. Dr. Gülbiye Yaşar – Genel İktisat

Dr. Mahfi Eğilmez – Ekonominin Temelleri (Basılı Kitap)

Dr. Mahfi Eğilmez – Küresel Finans Krizi (Basılı Kitap)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir